Başlarken

Ahmet Aktürk
Ahmet Aktürk 27 Aralık 2014 - Bu Makeleyi 1663 kişi okudu.

Merhaba Sevgili Dostlar;

Artık bende bundan böyle her hafta bu güzel sitemizde köşe yazarı olarak karşınızda olacağım. Merak ediyorsunuz biliyorum hangi konuda yazı yazacaksın diye. Evet, sitemizdeki çok değerli köşe yazarı ağabeylerimiz arkadaşlarımız ve kardeşlerimiz değişik konularda bizleri bilgilendirdiler ve bilgilendirmeye de devam ediyorlar hepsine buradan sonsuz teşekkür ve şükranlarımı sunuyorum.

İnşALLAH bende bu köşede “SPOR” la ilgili konu ve yorumlarla karşınızda olacağım. Sporun ruhu, sporun amacı, sporun toplum ve insan üzerindeki faydaları vb. Değişik konuları örneklerle anlatmaya çalışacağım. Bununla birlikte yurtta ve dünyadaki önemli spor olaylarını haftanın panoraması şeklinde anlatmaya çalışacağım. Tabii TRABZONSPOR başta olmak üzere,sporun tüm branşlarını elimden geldiğince köşemde yer vermeye çalışacağım. Her türlü yorum ve yapıcı eleştirilere açık olacağımı samimiyetle belirtiyorum. Önerilerinizi, tavsiyelerinizi bekliyorum. Şimdiden yapacak olduğum hatalardan dolayı üstün hoşgörünüze sığınıyorum.

Evet, spor bir insanın bedensel olduğu kadar beyin ve ruh sağlığına en iyi gelen faliyetlerden biridir. Onun içindir ki uzmanlar günün her saatinde spor yapmayı tavsiye etmektedirler.

Spor yapmak bedensel olarak insanın tüm organlarının daha sağlıklı çalışmasına ve daha çok verim almasına faydası olduğu gibi insan anatomisinin genç kalmasına ve yaşlanmayı(fiziksell)yavaşlatmaktadır. Dikkat ederseniz spor yapan insanlarda hastalık spor yapmayan insanlara oranla çok daha az görülür. Doktora daha az giderler, daha dinç ve zinde olurlar ve hayattan daha çok zevk alırlar. Zihinsel olarak da insanın beyin hücrelerini spor yapmayan insanlara göre çok daha fazla çalıştığı yine uzmanlar tarafından belirtilmiştir. Spor yapan insan günlük yaşantısında bile diğer insanlardan hemen ayrılırlar. Stresten uzak sakin bir görünüme kavuşurlar. İnsanlara karşı daha hoşgörülü olurlar. Hele genç yaşta spora başlayan insanların yaşamları daha düzenli ve daha sistematiktir. En önemli özelliklerinden biriside insanı her türlü kötü alışkanlıklardan uzak tutar,olaylara karşı daha yapıçı rol üstlenirler.. Dünyadaki suç oranlarına bakıldığında spor yapmayan insanlardaki suç oranı yapanlara göre kat be kat fazladır.

Kısaca sağlıklı yaşam için herkesin muhakkak spor yapması lazım. Tabii birde sporun müsabık boyutu var. Günümüzde yapılan tüm spor branşlarının uluslararası boyutlarda spor müsabakaları yapılmaktadır. Sanıyorum sporu bu kadar çok sevdirende bu yarışma boyutu olsa gerek. Futboldan, basketbola, voleyboldan, hentbola, güreşten, boksa yüzmeden, bisiklete, tenisten, atıcılığa, jimnastikten, biniciliğe vb… Tüm branşlarda yapılan müsabakalar her zaman ilgiyle izlenmiştir,her kesimden taraftar toplamış ve olimpiyatlar, dünya şampiyonaları,avrup şampiyonaları,kıtalar arası şamiyonalar tertip edilerek sporun insanlar tarafından hem sevilip hem de ilgiyle takip edilmesine sebep olmuştur.

Türkiye’de de başta futbol olmak üzere sporun tüm branşlarında federasyon bazında faaliyetlerine devam edilmektedir. Ülkemizde yaklaşık lisanslı sporcu sayısı 200000 kişi değişik branşlarda faaliyet göstermektedirler ama bu nüfus itibariyle bakıldığı zaman, diğer ülkelere göre son derece düşük bir rakam olarak karşımıza çıkıyor. Onun içindir ki uluslararası müsabakalarda hem bireysel hemde takımsal olarak çok fazla başarılı olamıyoruz.

Yeri gelmişken neden başarılı olamadığımızı kendi tesbitimce açıklamak istiyorum

İsterseniz biraz da bunların sebeplerine bakalım...

1 - Sporu tabana yayma ve altyapı yetersizliği,
2 - Türk sporunu yönlendirenlerin eğitimsiz ve yetersiz olması ve bu kişilerin ne yazıkki hala tasfiye edilememiş olması,
3 - Sporcularımızın mevcut hataları;


a) Yıllardır maddi sıkıntı yaşayan sporcuların bir anda özel sektör tarafından zengin edilmeleri birçok sporcu harçlık bulamazken servet sahibi olmanın şaşkınlığı.
b) Yardımcı ilaçların yeterince bilinçli bir şekilde alınmaması ve yasak olan ilaçların bilinçsiz bir şekilde kullanılması.
c) İdareci ve antrenörlerin madalya baskısı,
d) Antrenman yapmaktan kaçan sporcu zihniyeti,
e) Yarışmadan ziyade zihinsel olarak farklı şeylerle meşgul olunması,
f) Sporcunun yaptığı spora göre Kilo problemini ayarlayamaması(özellikle breysel sporlarda),
g) İdmansızlık bilinçsizlik yüzünden sık sık sakatlanmaların olması,
h) Müsabakası olmayan arkadaşların maç yapan arkadaşlara yeterince destek vermemeleri,
ı) En önemlisi de profesyonel anlayışın sporcuda olmayışı v.b...


Ve en önemlisi de bu konuları tüm ileri gelen sorumlu kişiler bildiği halde olayları göz ardı etmeleri.

İlk yazım olması münasebetiyle sizleride fazla sıkmadan yazımı burada sonlandırmak isityorum..en güzel günlerin sizlerin üzerinde olması temennisiyle saygı sevgi hürmet ve Muhabbetlerimle…

Sıradaki Köşe Yazısı FUTBOL VE TRABZONSPOR...

Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır..
Herhangi bir yorum yapılmadı, ilk yorumlayan siz olun!