Turnuva ve Kaynaşma

Ahmet Aktürk
Ahmet Aktürk 20 Kasım 2015 - Bu Makeleyi 3090 kişi okudu.

Turnuvaların, spor tarihinde uzun zamandır önemli bir yeri vardır. Turnuvalar genellikle kısa zaman dilimi içerisinde cereyan etmektedir. Turnuvalar başta spor aktiviteleri olmakla birlikte, son zamanlarda spordan farklı alanlarda da karşımıza çıkmaktadır. Turnuvalar daha ziyade kaynaşma ve insanların birbirlerini tanıması amacıyla yapılmaktadır. Ülkemizde de ağırlıklı olarak futbol turnuvaları ön plana çıkmaktadır. Futbol turnuvaları şehir, ilçe, kasaba, hatta köylere kadar yaygın bir etkinlik olarak yapılagelmektedir.

Bu kısa girişin ardından, sizlere yaklaşık iki yıldır organize ettiğimiz futbol turnuvalarındaki atmosferden bahsetmek istiyorum...

Bu tür organizasyonlara öncülük eden, kurum ve kuruluşların ile her türlü maddi ve manevi desteği veren, bu tür organizasyonlarla manevi atmosferi bizlere yaşatan herkese şükranlarımı sunuyorum. Genelde yöremiz İnsanları, düğünlerde ve cenazelerde bir araya gelmektedir. Veya vakıf ve dernek faaliyetlerinin yapıldığı etkinliklerde (kermes,gezi,toplantı) özel yapılan davetlerde bir araya gelinmektedir. En yoğun katılımlar düğün ve cenazelerde gerçekleşmekte, ancak turnuvalarda belli peryotlarda bir araya gelinmesi, her seferinde farklı bir kaynaşma ortamını sağlamaktadır. Yoğun katılımın yanında, yeni yüzlerin, yeni simaların, uzun zaman birbirini görmeyen insanların, yeni kuşak bireylerinin bir araya gelmesi gibi çok önemli katkılar sağlamaktadır. İlki geçen yıl yapılan, DKV Vakfının başlatıp organize ettiği futbol turnuvasının verimli bir şekilde geçmiş olması, katmış olduğu heyecan, bu sene 2.'sini düzenlemek için bizleri motive etmiştir. Bu yıl düzenlenecek olan turnuvanın daha iyi bir katılımla, daha verimli bir şekilde geçeceğini ümit etmekteyiz. DKV tarafından düzenlenen futbol turnuvası ve sonrasında devam eden hareketlilik bundan sonraki senelerde de bir gelenek halini alacak ve başka alanlarda da kendisini gösterip devam edecektir.

Sadece turnuva dönemi değil, turnuvanın hazırlık dönemi de yoğun ve heyecanlı bir çalışmayı içinde barındırmaktadır. Futbol turnuvası ile ilgili kurulan komitenin heyecanı, onlara yardım etmek isteyenler, tanzim edilen kurallar, turnuvanın başlama tarihi, takım kaptanlarının tespit edilmesi ve nihayet katılacak kişilerin belirlenmesiyle heyecan doruğa çıkmaktadır. Arkadaşlarını oyuncu olarak yazdırma telaşı, birbirlerini tanıma adına hangi aileye mensup olduğu anlaşılana kadar sorulan sorular, süreç içinde verilen mücadele, nazlanmalar, nazlananları ikna etmek için yapılan rica ve ikna turları, takımların giyecekleri formaların renginin belirlenmesi, takım isimlerinin bulunması ve nihayet takımların oluşturulması aşamaları.

Kimileri defansta oynamakta memnunken forvet olanların ağlaşmaları, kaleciden dertli olup, orta sahadan memnun olanlar, kendilerinin turnuvanın galibi olduğunu psikolojik olarak rakibine kabul ettirme telaşında olanlar, takımından memnun olmayanlar, organizatörlere tatlı sert sitem eden takım kaptanları vs vs.

Kimisi Milli takım kaptanı edasıyla takım arkadaşlarına moral verme ve kimi zamanda teskin etme telaşında. Turnuvanın başlamasına kadar geçen süre içerisinde hazırlık maçı yapmak isteyen, kimi zaman takımı belli olur olmaz maç yapmak isteyen kaptanlarla karşılaşmak kuvvetle muhtemel. Ve bu heyecan, yorumlar, değerlendirmeler turnuvanın başlamasına kadar hiç durmadan artarak devam etmektedir.

Nihayet turnuva günü gelmiştir. Günlerce takımlar toparlanmaya çalışılmış, mümkün olduğunca eksikler giderilmiş, heyecanlı ve uykusuz geçen bir gecenin ardından erken kalkılıp takım çantasını hazırlanmış (bazıları akşam hazırlamıştır bile) ve buluşma yerine uykulu gözlerle halı sahaya varılmıştır. İlk izlenim çok önemlidir, sizden önce gelenlerle kucaklaşmak, hal hatır sormak, hiç görmediğin insanlarla tanışmak, aynı şehirde yaşadığı halde uzun zamandır birbirini görmeyenler arkadaşlarına sarılarak hasret gidermektedir. Şehir dışından gelen veya misafirini turnuvaya getirenler, küçük çocuğunu elinden tutup sabahın erken saatinde turnuvaya gelenler, çocukları büyük bir içtenlikle sevenler, ailesiyle beraber maç seyretmeye gelenler, oğlunu seyretmeye gelen anne-babalar, kardeşler bir aradadır. Birbirlerini isme tanıyıp fiziken görmemiş olanlar, bir araya gelmiştir.

İlk oynanacak maçın futbolcuları sahada ısınma turları atmakta, onları dışarıdan izleyen seyirci ve diğer müsabakalardaki rakip takımların futbolcuları çaktırmadan onları izlemektedir. Müsabakalar başlamadan heyecandan ağzı kuruyan futbolcular su içmekte, ısınma hareketleri yapanların top ayağına geldiğinde bütün güçleriyle topa vurmakta, iyi paslaşmalarla arkadaşına gol attırılmaya çalışılmaktadır. Plase ve teknikler kullanılarak topu vurmayı deneyenler, kalecinin kurtardığı toplardan sonraki şımarık hareketleri, gol yediğinde takım arkadaşına "neden hızlı vuruyorsun" diyerek kızması, hafif hafif aksayarak yürüyüp, turnuva başlamadan sakatım havasına girenler bir araya gelmiştir.

Hakemin sahaya girmesiyle yanına gidip şakayla karışık taraf tutmasını söyleyenler kaynaşmıştır bile. Hakeminde şaka olduğunu bildiği halde sanki M.H.K tarafından atanmış profesyonel hakem edasıyla "böyle bir şeyin yapamayacağını söylemesi" çok hoş bir ortam doğurur. İlk düdükle toplanan takımlar, çekilen fotoğraflar, profesyonel muhabirlerin eşliğinde verilen röportajlar, heyecanlı seyircilerin tribünde, takımların sahada yer almalarıyla beraber ilk maç başlar...

Maç içerisinde gelişen olaylar, maçın devre arasındaki konuşmalar ve maç bitimindeki değerlendirmeler, yenen takımdaki keyif, yenilen takımdaki moral bozukluğu, seyircinin tepkisi ve diğer oynanan maçlarla ilk hafta tamamlanır. Değerlendirmeler yapılarak insanların belleklerinde hoş anılar kalır...

Böyle hoşlukların hayatımızda daim olması temennisiyle...

Şimdilik kalın sağlıcakla...
 

Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır..
Herhangi bir yorum yapılmadı, ilk yorumlayan siz olun!