Karadenizdeki Guatr ve Karalahana

Dr. Muhammet Benzer
Dr. Muhammet Benzer 03 Kasım 2014 - Bu Makeleyi 1643 kişi okudu.

Değerli okurlar,

Bu sefer sizlere memleketimizde bolca yetişen ve sevilerek tüketilen bir sebzemiz olan karalahananın, yine memleketimizde sık görülen bir hastalık olan guatr ile olan ilgisinden ve faydalarından bahsetmek istiyorum.

Yöremizde guatr hastalığı yaygın, salgın seviyesinde olmasada ülkemizin en sık görülen bölgelerindendir.

Guatrın bu kadar yaygın olmasının muhtelif nedenleri olabiliyorsa da en önemlisi iyot noksanlığıdır. İyot, tiroid fonksiyonları için elzem bir mineraldir.Araştırmalar özellikle bizim ülkemizde iyot noksanlığının guatrın önde gelen en önemli bir sebebi olduğunu göstermiştir. Karadenizde ise iyot dahada azdır çünkü özellikle dağlık bölgelerde bol yağmurlarla sulanan yıkanmış topraktatoprağın iyotlu kısmı denizlere akmakta, böylece toprakta iyot azalabilmektedir. Buralarda yetişen bitkilerde, o yöre bitkileriyle beslenen hayvanların et, süt ve yumurtalarında da iyot yetersiz bir duruma gelmektedir,yine karadenizdeki sularında iyot eksikliğinden dolayı guatr daha fazla görülür.

Troit hormonlarının çalışmasını azaltan yiyeceklere guatrojenik besinler denir ki bunları aşırı almamak gerekir. Brokoli, turp, brüksel lahanası, karalahana, karnıbahar, hardal otu, kırmızı turp yer fıstığı ,şalgam, mantar ve bira mayası guatrojenik besinlerdendir. Bu gıdalar tiroid bezindeki iyot üretimini engelleyerek iyot eksikliğine benzer bir tepkimeyi tetikler.Fakat yeterince iyotlu gıda alır veya iyot takviyeli tuz kullanırsanız bu gıdalar ve karalahananın guatr yapıcı zararını görmezsiniz çünkü bu etki aslında zayıftır.

Aslında bir kişinin guatr olabilmesi için günde 4 kilo karalahanayı yaklaşık 3 ay boyunca sürekli olarak tüketmesi gerekir ki, tek bir bireyin her gün bu miktarda karalahana yemesi en fanatik bir laz için bile mümkün değildir. Üstelik bu çiğ yenirse olur ki kimsede karalahanayı çiğ yemez. Bu besinleri pişirerek tüketmek daha uygundur. Yani asıl problem aynı zamanda İyot yetmezliği olan bölgelerde bu gıdaların fazla tüketilmesi nedeniyle guatrın daha fazla olmasıdır. Velhasıl kara lahana yenmesiyle guatr oluşumu arasında bir ilişki yoktur.

Özetle Karalahananın ancak ve ancak, aylar boyunca ve her gün kilolarca tüketilmesi halinde guatra yol açabileceğini bilmek,iyotlu tuz kullanmayla bununda olmayacağını bilmek yeterli.Üstelik Karadeniz haricinde suyunda iyotu eksik olmayan yerde yiyebilirseniz karalahanayı kilolarcada yiyebilirsiniz.

Yörenizde iyot eksik ise iyotlu tuz alın, eğer guatrınız varsa problem yok o zaman zaten tıroid ilacı alıyorsunuz demektir.Guatrın bazı çeşidinde iyot, faydalı ,bazısında zararlı ,bu konu detayına girmedim çünkü lahana ile ilgisi yok. Üstelik beslenmede lahana kullanmak biz hekimlerce tavsiye edilecek kadar faydalıdır. Lahana lif yani posa, ve özellikle C vitamini yönünden zengindir. Yine içinde anti-kanserojen maddeler ile folik asit ve A vitamini vardır.İdrar söktürür ve kabızlığı giderir. Kan şekerini düşürmek ve safra kesesini rahatlatmak bir özelliğidir. Kansızlıkta faydalıdır. Özellikle taze kara lahana suyu mide ve bağırsak ülserine iyi gelir, bağırsak kurtlarını düşürmeye yardımcı olur. Bir bardak kadar pişirilmiş lahanada 20-30 kalori vardır. Lahana kalorisinin az olması ve doygunluk vermesi nedeniyle de tercih edilebilir.

Sevgili hemşerilerim sizi bol bolpancar cobası, ğuliya , lahana sarması gibi her türlü lahana yemeğini yemeye davet ediyorum,derneğimizdede bolca yapılıyor ve bulunuyor..
 

Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır..
Herhangi bir yorum yapılmadı, ilk yorumlayan siz olun!